Buraya bakmazlar

Bundan 10 yıl falan önce ne güzel şeyler yazmışım, aslında kendimi yazarak daha iyi ifade ettiğim zamanlarmış 10 yıl öncesi.

Şimdi ise tam bir felaket! Beklentilerin sonuna ulaşmayan insanlık dışı karaktersizlikler içinde devinip duruyorum. Her şeyi, her hareketimi üç satır yazıyla yerle bir edebiliyorum, ifade etmek istediğim bambaşkayken.

Görselle ifade edeyim dedim, onu da beceremedim. Çok sıkıntılı.

Buraya bakmadıkları için, ne yazsam olur. Ne yazsam, ne söylesem tamam.

Her şey annemin rahminde başladı. Sonra birden davullara vurdular, kalbim attı. Nefessizdim, ama bir şekilde canlıydım. Çıkardılar beni oradan, genzime dolan hava ciğerlerimi yaktı. Ağlamaya başladım.

Emekledim kaç zaman boyunca. Yürümeye çalıştıkça geri düştüm yere. Bir gün ayağa kalktım ve etrafımda olan biteni anlamaya başladım. Etraftan duyduğum sesler bana adını hiç söymemişti, varlığından habersiz yalan aşklara ağladım. Bir gün büyüdüm S.

Bir şekilde karnından kopmuştum annemin. Bir gün senin adını fısıldadılar kulağıma. Duyduğum en güzel şeydi…

Bir zaman sonra benim olmayacağını söylediler. Küfrettim. Masalara, duvarlara vurdum elimi.

Nefretimi kustum, sana bile, her şeyi kırdım. Kabullenmedim, dişimi sıktım. Kalbimde sen olduğun halde başkalarını sokmaya çalıştım.

Yapamadım, sana geri döndüm.

Birileri davullara vurmaya devam ediyordu, beynim kalbimin her atışında aşkını pompalıyordu nöronlarıma. Ben seni yaşıyordum sen olmasan da yanımda.

Hep daha fazlasını istedim, istedikçe elde edemedim, elde edemedikçe duvarlara daha sert vurdum. Çığlığım davullara karıştı ve kalbimin atışını duyuramadım kimseye. Senin varlığın yüzünden kabul edemedim yalnızlığımı. Her şeyden çok istedim seni, belki bu yüzden mahvettim.

Belki bu yüzden elde edemedim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.