Kırmadan sevmesini bilemedim

Biliyorum, yazmamam gerekiyor. Biliyorum, seni sevdiğime her inandırdığımda/inandığında bir şey görüp, bir şey bulup daha çok üzüldün benim yüzümden, yine biliyorum, seni düşünmemek için yaptıklarımı “hayatına devam ediyorsun üzülmüyorsun işte” diye algılayacaksın yine, yine biliyorum, seni üzeceğim istesem de istemesemde, bu karşı konulmaz kısır döngü yüzünden ağlayan sen olacaksın.

Ama seviyorum be seni kızım. Bugün her düştüğümde sen geldin aklıma, “burda olsa izlese içi kopardı canım yandı diye” diye düşündüm, oysa yaptığım şeyi öğrenmek için düşmek, o acıyı tadmak gerekiyor Seren.

Keşke beni öğrenirken o acıyı tadmasaydın, ama ben böyleymişim işte Seren. Üzmeden sevmesini bilmeyen, kırmadan toplaması gerektiğini anlamayan, yakmadan söndürmesini başaramayan bir salakmışım.

Çok üzdüm seni Seren. Ve çok özledim.