Küçükken 250 ml veya 330 ml. şişelerde Coca Cola satılırdı böyle komik lokalller, bakkallar ve restoranlarda kolaylıkla bulunurdu, kırmızı kasalarda taşınırdı. Şimdiki 250 ml’liklerden bahsetmiyorum, böyle ince uzun, depozitolu, kullanılmaktan ve taşınmaktan dolayı boğumlarının etrafı aşınmış, beyaz bir renk almış şişeler. Bunlar galiba iade edildikten sonra defalarca o üretim bandından geçtikleri için, birbirlerine çarpa çarpa aşınırlardı.
Month: May 2009
WWDC09 – 8 Haziran
8 Haziran’ı bekleyin…
Facebook anasını sıktı!
Soyadı İstanbul olduğu için Facebook kullanıcı hesabı silinen zavallı Alicia Istanbul, yeniden üye olduktan sonra sitenin ana sayfasında KONAMI KODU’nu uygulayınca başına bakın neler geldi! Read more
Mutlu yıllar SETI@home!
Sene 99, Pentiyum II 300 almışım böyle yanıma… p75 gitmiş… Olm 4+4 GB sabit disk be! teheeey! 32MB Ram! Oha yani. olaylar çıldırmış.
Makine madem böyle çılgın, o zaman ne bok varsa yüklüyorum bilgisayara, ama ne bok varsa. Modemi 14k’yı görürse, değme keyfime! Ama olsun, çek ki ne çekersen senindir! Olm monitör 15 inç. oh. Biryerlerde dolaşırken, SETI@home diye bişi görüyorum. “Dünya dışı zeka arayış projesi”. Oha lan, bilgisayarım ekran koruma moduna girince, dünya dışındaki zekayı arayacak. Olabilemez!
The Search for ExtraTerrestrial Intelligence. Proje NASA tarafından başlatılmış ve finansal problemlerden dolayı iptal edilmiş, sonra bir kuruluş aklına gelen fikiri uygulamaya sokmuş ve SETI doğmuş. O zamanlar bilgisayarımda Napster var, neredeyse sınıfta kalmama neden olan Snood var, tetris gibi bişi böyle.
SETI’nin üzerinden tam 10 yıl geçmiş bugün. Biryerlerde haber avına çıkmış dolaşırken öğrendim. O günlerimi hatırladım.
SETI halen devam ediyor. Ancak artık SETI@home değil, SETI@home boinc olarak devam ediyor. Bilgisayarınız sürekli olarak açık duruyor ve bu sırada insanlığa da yardımcı olmak istiyorsanız. Bu bulut işlem kümesinin bir parçası olmaktan çekinmeyin. http://setiathome.berkeley.edu/
8 Haziran’ı bekleyin…
8 Haziran büyük gün!
Selam.
8 Haziran büyük gün.
Hoşçakal.
İstikrar Marşı!
Ben ezelden beridir hür gezindim, hür gezinirim.
Hangi çılgın bağlantımı engelleyecekmiş? Şaşarım
Kükremiş sel gibiyim, DNS’i çiğner, aşarım;
Yırtarım ağları, firewalllara sığmam, taşarım.
DNS’i engelleyerek sansürlemişse yanlış karar
Benim, akıl dolu kafam gibi serhaddim var
Saçmalasın, korkma! Nasıl böyle bir imkanı boğar
Örümceği kısıtlayabileceğini sanan bürokratlar.
Türk Şiiri’nde Adile Naşit’in yeri?
Böylesi bir kadın hakkında hiç şiir yazılmadığını biliyor muydunuz? Benim hiç aklıma bile gelmemişti aslında. Ancak iş arkadaşımın dürtmesiyle sırf bu eksikliği gidermek amacıyla Adile Naşit için bir şiir yazılmış olduğunu öğrenmiş bulunuyorum.
İnsanların eksiklikleri tespit edip bunları gidermek için canla başla çalıştığı bir ülkede yaşarken, sansürlenmemize bu kadar sessiz kaşışımıza anlam veremiyorum. Read more
Yayma, yaydıkça sıra sana gelecek!
11 Mayıs 2009 Sansüre Sansür! “Yay Hareketi”
Yay! Hareketi, adı üstünde, yaymaktan geliyor. Sanal ortamda, gerçek hayatta, elimizden geldiğince tepkimizi yaymak anlamını içeriyor.
Bu doğrultuda, elimizde çeşitli malzemelerimiz ve yönetmen arkadaşımız İlkay Kopan’ın çektiği videolarımız var.
11 Mayıs itibariyle, videolarımızı, manifestomuzla beraber bloglarımızda yayınlayarak, ortak bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Aynı gün, aynı mesajla ortaya atılarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz.
Öte yandan, videolar ve banner’lar sanalda yayılırken, gerçek hayatta da boş durmuyoruz tabii ki. Tepkimizi internetten çıkarıp, dışarıda da göstermek için poster ve sticker gibi malzemelerimizden faydalanacağız. Amaç belli: Sansür, her yerde karşınıza çıkabilir. Malzemeler de bu doğrultuda hazırlandı, boşlukları malzemeyi kullandığınız yere göre yazabilirsiniz.
Örneğin, posteri bir restorana astınız, boşluğu “Bu restorana erişim engellenmiştir” şeklinde doldurabilirsiniz.
Bu fikirden hareketle aklınıza yeni bir malzeme fikri gelirse, atış serbest. Neler mi olabilir? Tribünlerde “bu tribüne erişim engellenmiştir” pankartı açmak olabilir, yine mecrasına uygun mesajlarla amerikan servis, tişört, bardak altlığı, föy, stensil gibi daha pek çok şey olabilir, bundan sonrası hepimizin hayal gücüne kalıyor aslında.
Sizden tek isteğimiz, bu malzemeleri kullandığınızda ya da gerçek hayatta karşınıza çıktığında, hemen bir fotoğrafını çekip, nerede olduğu bilgisiyle birlikte bize göndermeniz. Hareketin ne kadar yayıldığını görmek ve fotoğraflarla sitemizde sergilemek istiyoruz.
Kısıtlı sayıda malzeme elimizden bulunuyor. Bir süre için bize yazarak malzeme temin edebilirsiniz ya da doğrudan bu sayfadan indirip, kendiniz basabilirsiniz.
01 – Pisuvar
02 – Market
03 – Otopark
04 – Manav
05 – Kitapçı
Kendime not:
Salak olma, karpuz kabuğu denize düşene kadar, popolar denizle ıslanana kadar sadece t-shirt ve mont ile motora binme. Sonra şimdiki gibi ıslak bir burunla yataktan çıkamaz hale geliyorsun. Salaklık et-me! (Hastaneye götürün beni çok fenayım)

