Herkese yetişmeliyim

Bu ortamlarda zalambOdOnt olarak tanınırım, 2000’de köşesinden dahil olduğum ek$i sozluk topluluğu İstanbul’a gelince sosyal ilişkilerimin belkemiğini oluşturdu. 6 yıl boyunca sayısız kez sistemden uzaklaştırılıp, uzaklaşıp uzahi yoşimbolup tekrar dönme hadiseleriyle sansasyon yarattım (dileyenler zalambOdOnt mahlasını araştırabilir sözlük’te) sistemin içine öylesine işledim ve komünite içime öyle işledi ki, ekşi sözlük’ün ilk tema reklamını (fikrin ortaya çıkış zamanında büyük koordinasyon sağlayan reklamz buna “skin giydirme” diyor) yapma görevi bana verilmişti. Eskiler bilirler ve hayatlarında bunun kattığı değeri asla inkar etmezler, ek$i sozluk’un eskilerinden olmak bana çok şey kattı. Oradan her ayrıldığımda geri dönmek için uğraşmamın sebebi de zaten, o eskilerle aynı organizmanın bir parçası olmanın sağladığı katma değerdi. Bunu şimdilerde çok daha iyi anlıyorum.

Dün ek$i’nin 10. yaşı kutlandı. Robin beni göremeyince endişelenmiş “nerde lan bu” diye sormuş. Eve gitmem gerekiyordu, gidip döndüğümde iyi ki gelmişim dedim. Ve şu girişi yapmama neden olan hissi taddım.

Yaklaşık 4 yıldır görmediğim, ancak 4 yıl önce hemen her günümü beraber geçirdiğim soursummitz tayfası oradaydı, Doubloon bile! Kendisiyle konuşurken şunu fark ettim:

Bir dönem çok fazla insanla birlikte birşeyler yapınca, ilerleyen dönemlerde boşluğa düşülüyor. Facebook profilinde 700 küsür kişi arkadaşın oluyor (tanımadıklarımı asla kabul etmiyorum), bu insanların hepsini biliyorsun, hepsiyle vakit geçirmiş, konuşmuş, bilgi alışverişinde bulunmuş, iş yapmış, kavga etmiş falan oluyorsun. Ancak şimdiki hayatına bakınca, o geçirdiğin güzel zamanların orada kaldığını, şimdi yanında olmadığını fark ediyorsun.

Bir sürü çok değerli arkadaş kazandırdı bana sözlük, (yüzlerce arkadaştan bahsediyorum). Şimdi sokakta karşılaşsam, hepsine karşı gülümsüyorum. Bir ikisi hariç, ki onlar da olsunlar artık. Bu “yüzlerce” insan arasından onlarcası dostum şu an, çok sık olmasa da hemen hepsiyle sürekli görüşmeye çalışıyorum. İnternet üzerinden dahi olsa.

Dün uyurken fark ettim. Yorgun olmamın, normal çalışma saatlerine sahip olduğum halde çok yorgun hissetmemin tek sebebi var, bu kadar çok kişiye yetişmeye çalışmak. Hepsiyle olan ilişkilerimi dengede tutmak. Hiçbirisinin kalbini kırmamak ve hepsine yardım etmek.

Eğer birgün, yanıma yaklaşıp selam verip karşılık alamazsan lütfen kızma, “götü kalkmış” deme. Sadece kendini hatırlat. Emin ol kimliğimin derinlerinde birşeyler sana da yetişmek için canla başla uğraşacak.

2 comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.