Hayır, kesinlikle Ali Taran ile alaka kurmayacağım. Bu blogun içeriği her gün en ücra köşemize giydiğimiz donlar ve taşıdıkları anlamlar üzerine.Öncelikle, acaba başka insanların da “backup donu” diye bir şeyi var mıdır diye merak ediyorum. Böyle, çamaşır yıkamaya üşene üşene tüm temiz donları bitirip, elini don çekmecesine attığın anda “anam Allah yandım” diyeceğin durumlarda hayatını kurtaracak, farklı bir çekmece veya rafa konuşlandırılmış tek bir adet don. Giyesin ve giydiğinin sonuncu olduğunu hatırlayasın, çamaşırını yıkayasın diye koyduğun.
Bir tanıdık mesela, oldukça büyük bir firmaya (içinde +4000 kişi çalışıyor) iş görüşmesine gideceği sabah, evde temiz don olmadığını, daha kötüsü, sevgilisinin tüm donları yıkadığını, hepsinin ıslak olduğunu fark etmiş ve… donsuz gitmiş görüşmeye. Hayatının işini de, donsuz şekilde almış. Nasıl bir histir çok merak ediyorum.
Donlara böyle görevler verilir mi mesela? Bence verilir. Bir de bu don denen şey, bak Gökçen (Penguen) çok güzel anlatmış:
Kıç arasına sıkışan külot:
popoya uygun olmayan kilotun dayanamayip kic arasina girme illeti.. etek varsa kolay cikar ama dar kot varsa o kilotla butunlesmekten kacamazsiniz.. kizlara daha cok kaciyor ama erkeklere de kaciyormus*.. cikarma yontemi icin (bkz: sinsi kilotu kicindan cikarma)
Kıç arasına sıkışıyor yahu, bildiğin. Öf! Düşündüm de, erkek milletinin pek bir problemi yok aslında bu konuda. İki çeşit don olabilir yani, komik mesajlı veya normal bildiğin boxer. Giydin mi, kıça mıça girmez, rahatlık doruk noktasında. Slip falan kesinlikle gardrobuma giremez, hayır bence slip denen şey evrenden tamamen silinmeli zaten. Rezalet! Onu zaten geçtim ama, mesela T-Box’un esprili donları var üzerinde “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” falan yazan. Gerçi, abi kim okuyacak onu yahu ahahahahah.
Ama kadınlarda bu durum eminim ki çooook daha farklıdır.
Bir kere, High Fidelity mi ne onda bir laf varmış:
Hepiniz dantellilerle çıkıyorsunuz önce, sonra aynı eve taşınıyoruz, penye donlar dönüyor makinede.
Adam haklı. Bence her kadının görüşeceği, görüştüğü adama göre giydiği, veya gittiği takıldığı mekana göre giydiği bir don zulası var. Olmalı.
Hayatımda bir kere, kalpli bir don giymiştim mesela, o akşam çok fena şeyler oldu. Çook fena. hiç anlatmayayım.
Kadınların don meselesine geri dönelim. Eminim ki her kadının gardrobunda şu farklı işlere yarayan donlar, ve ev içinde giyilmesi için özenle seçilmiş, rahat donlar vardır.
- One night stand donu: “Bunla bişi bişi olur garanti, ancak uzun sürmez kolay çıkan şık bir tanga olmalı”
- Uzun ilişkiye girilir donu: “Herif oldukça düzgün, tek gecede tüketilmez böylesi, çok aşifte göstermeyen bişiler olmalı”
- Bundan bi bok olmaz donu: “Amaan sünepenin önde gideni, giy beyaz donu gitsin rahat rahat”
- Oldukça “dude” bu eleman donu: “Çocuk çok elektronik, umursamaz ne giydiğimi, şöyle siyah, beyaz veya yeşil bir boxer giyeyim, uyurken rahat ettirir”
Örnekler çoğaltılabilir. Ancak dedim ya, bununla bitmiyor iş, bir de üstüne sütyen giy. Anam, donla uydu mu derdi. Aboov… düşünmek bile istemiyorum. İyi ki erkek olmuşum. (Erkeklere not: Biraz empati yapın kızcağıza “saatlerdir bekliyorum lan bir hazırlanamadın” demeyin.)
Mesela, kadıncağız, ev donuyla dışarı çıksın. Sonra Allah korusun araba falan çarptı diyelim. Hastanede gitti karizma. Hemşire soyucak illa ki, bi bakıcak çirkin bir don. Kim bilir ne düşünecek. Ay rezalet!
Yahu nereden geldim ben buraya? Hah en son Gökçen’le konuşuyorduk. Çamaşır yıkamam gerektiğini hatırladım da diyalog buralara kadar uzadı.
Bitsin burada.
ilginç bir konu olmuş :)